Ergenliği Anlamak: Evde Değişen Bir Şey Var

Çocuğunuz değişmedi, dönüşüyor olabilir.

Ergenlik dönemi, birçok aile için evin içinde görünmeyen ama hissedilen bir değişimle başlar. Daha önce sizinle daha çok paylaşımda bulunan, yakınlık kuran ve size ihtiyaç duyduğunu daha açık gösteren çocuğunuz, bir süre sonra odasının kapısını daha sık kapatan, daha fazla mesafe isteyen, itiraz eden ya da sık sık “hayır” diyen biri gibi görünebilir.

Bu değişim ebeveynlerde çoğu zaman şu soruyu uyandırır: “Acaba nerede hata yaptık?”

Oysa ergenlikte gözlemlenen bu farklılaşmalar her zaman bir kopuşun ya da ebeveynin hatasının göstergesi değildir. Ergenlik yalnızca bedensel bir büyüme süreci değil, aynı zamanda derin bir ruhsal dönüşüm dönemidir. Genç, bu dönemde hem ailesine ihtiyaç duymaya devam eder hem de onlardan ayrışarak kendi kimliğini kurmaya çalışır.

Ergenlik Bir Ayrışma Sürecidir
Ergenliği bir anlamda ikinci bir doğum gibi düşünebiliriz. Küçük bir çocuk yürümeye başladığında dengesini bulabilmek için ebeveyninin elini bırakmak ister. Ergenlikte de genç, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak benzer bir ayrışma sürecinden geçer.

Artık yalnızca ailenin bir parçası olmakla yetinmez. Kendi seçimlerini, düşüncelerini, beğenilerini ve sınırlarını fark etmeye başlar. Bu nedenle itiraz edebilir, uzaklaşabilir, yalnız kalmak isteyebilir ya da ailesinin beklentilerine karşı daha belirgin bir tavır gösterebilir.

Bu davranışlar çoğu zaman ebeveyne yönelik bir reddedişten çok, “Ben kimim?” sorusuna verilen içsel bir cevabın parçasıdır.

Ebeveyn İçin Değişen Denge
Ergenlik yalnızca genç için değil, ebeveyn için de zorlayıcı bir dönemdir. Çünkü alışılmış ilişki biçimi değişir. Daha önce daha kolay yönlendirilebilen, daha çok paylaşan ya da ebeveynin rehberliğine daha açık olan çocuk, artık daha fazla alan talep eder.

Bu durum ebeveynde kontrol kaybı, kaygı, kırgınlık ya da çaresizlik duygusu yaratabilir. Tam da bu noktada mesele ergenlikle “baş etmekten” çok, ergenliği anlamaya çalışmak haline gelir.

Ergenlik Döneminde Ebeveyn Ne Yapabilir?
Tepkileri Kişisel Algılamamaya Çalışmak
Ergenin mesafesi, öfkesi ya da itirazı her zaman ebeveyne yönelik bir reddediş anlamına gelmez. Çoğu zaman genç, kendi iç dünyasında yaşadığı karmaşayı dışarıya bu şekilde yansıtır. Bu nedenle davranışın arkasındaki ihtiyacı görebilmek, ilişkiyi daha sağlıklı bir zeminde tutmaya yardımcı olur.

Duvar Değil, Güvenli Bir Liman Olmak
Genç, uzaklaşmak istiyor gibi görünse de çoğu zaman tamamen kopmak istemez. Bir yandan sınırlarını denerken, diğer yandan o sınırların içinde güvende olup olmadığını kontrol eder. Bu nedenle çok sert, cezalandırıcı ya da duvar gibi bir tutum yerine, tutarlı ve güven veren bir ebeveynlik duruşu önemlidir.

Alan Tanımak
Sürekli müdahale etmek yerine, gerektiğinde geri çekilebilmek ergenlik döneminde oldukça koruyucudur. Genç kendine ait bir alan bulabildiğinde, ilişkide boğulmadan var olmayı deneyimler. Ancak bu alan tanıma, tamamen ilgisiz kalmak anlamına gelmez. “Ne olursa olsun buradayım” hissini sürdürebilmek bu dönemin en önemli ihtiyaçlarından biridir.

Görünen Davranışın Ardındaki Anlam
Ergenin tepkileri çoğu zaman yalnızca bugüne ait değildir. Geçmişte yeterince anlaşılmamış duygular, ilişkide biriken kırgınlıklar ya da ifade edilememiş ihtiyaçlar bu dönemde daha görünür hale gelebilir.

Bu nedenle asıl mesele yalnızca davranışı değiştirmek değil, o davranışın ardındaki anlamı birlikte keşfedebilmektir.

Ergenlik bir bozulma değil, bir dönüşüm sürecidir. Eğer bu süreç evdeki huzuru belirgin şekilde zorluyor, sizi çaresiz, öfkeli ya da yetersiz hissettiriyorsa profesyonel destek almak hem ebeveyn hem de ergen için süreci daha anlaşılır ve taşınabilir hale getirebilir.

Bazen küçük bir fark ediş, uzun süredir tekrar eden bir ilişkinin yönünü değiştirebilir.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Recent Comments

Görüntülenecek bir yorum yok.